Tanrı da Yalnızlıktan Sıkılmıştır

Düşünsene
Milyarlarca yıl yalnızsın 
Canın sıkılıp evreni yaratıyorsun 
Taş kütleleri yaratıyorsun 
Ve ilk hareketi sağlıyorsun 
Dönmeye başlıyor evrende taşlar 
Milyonlarca yıl milyarlarca yıl 
Bazen bir birlerine çarpıyor toz oluyor 
İlk etapta zevkli geliyor onları seyretmesi 
Sonra sıkılıyorsun 
Çarpıyor toz haline geliyor sonuç bu kadar 
Tat vermiyor 
Aklına bir fikir geliyor atom zerreciğinden molekülleri icat ediyorsun 
Güneş kendi içinde kaynarken plüton  toz halinde kararsız duruyor 
başka yerlere bir iki tane daha güneş yaratıyorsun galaksi oluşturoyorsun 
Samanyolu galaksisine ağırlık vermeye başladın 
Üçüncü gezegeni seçip frekans değerlerini giriyorsun moleküler alt yapısını da oluşturdun 
Ve başladın seyretmeye 
Fırtılar kopuyor  bulutlar oynaşıyor ozon tabakası kendi kabuğunu oluşturuyoır derken 
Dinazorlar meydana geliyor 
Ejderhalar türüyor
 büyük küçüğü sürekli yok ediyor ama orası da bir noktadan sonra sıkıcı olmaya başladı
Ölen canlının peşinden kimse ağlamıyor örneğin 
Bir şeyler değişmeli bu türü komple yok etmeli diye düşünüyor Tanrı
Ve gökten frekansını değiştirdiği taşı gönderir dünyaya 
Dünyanın dengesi alt üst 
Çekirdekten ateş fışkırırken 
Üstünde ki Su yer altına inmeye çalışır dünya bildiğin kıyamet günüdür 
Yaşam yok olmuştur yıllarca devam etmiştir dünyanın kıyameti 
Bakar Tanrı bu da tat vermiyor 
Kaosunu bitirip normale çevirir dünyayı 
Ne yapıyım diye düşünürken 
Canlıların iradesiz yaşamalarını da hesaba katarak 
bakar cennetine ne var diye 
Ademi görür  onu zamanında yaratmış ama üstüne hiç düşmemiştir
Adem'i inceler farklı bir tür yaratmıştır
İçgüdülerinden arındırıp zeka katar beynine 
Adem cennette ki tüm canlılardan farklı davranır 
Çünkü akıl vardır onda 
Düşünebilme özelliğine sahiptir 
Bir gün bir teste tabi tutar Tanrı Ademi
Nasıl davranacağını görmek için 
Bir elma ağacı gösterir  
Bunun meyvesi yasak der 
Adem bu konuya itaat eder 
Ama günden güne de merak sarmaya başlar 
Acabına bu meyve nasıl bir şey diye 
Hem yanlışa düşmekten korkar hemde merak eder
Çünkü beyni zeka irade  ve akılla donatılmıştır
En son dayanamaz  ve bir elma koparır yer adem 
Kainatta değişik bir şeyler olsun diyen Tanrı 
Ademin bu davranışına kızar gibi görünüp Ademi cezalandırır
Cezasını çekmek için önceden hazırlamış olduğu dünyaya gönderir
Yalnız basına gönderir   ademi dünyaya 
Adem tek başına 
Dünya hazinelerle dolu 
Adem hayatta kalabilmek için merakını geliştirip kendisini 
hayatta tutmalıdır
Çünkü o içgüdüyle değil zekayla donatılmıştır
Kendi başına yaşamayı öğrenir Adem 
Ama bir hayat amacı yoktur
Dünyada keşf edilecek çok şey var ama hayat amacı yok 
Tanrıya yalvarır sitem eder 
Tanrı bu türün farkın da lığını görür 
Yalvaran veya sitem eden hiç bir canlı yoktu  o güne kadar
Ve :Adem için Havva yı yaratır
Havva ya da aynı zekayı aklı verir Tanrı
Düşünce sistemiydi bu 
Diğer canlılardan ayıran en büyük özellikti zeka ve akıl 
Adem hayata farklı bakmaya başlar
Havva ile bir uyum içinde 
Artık bir hayat amacı vardır
Çocukları olur
Temel eğitimlerini verirler ve
zaman ilerler
İnsan türü diğer canlılara benzemeyip sürekli genişleyen ve dağılan düşünce sistemine sahip olduğu için  tanrı kurallar oluşturup bunlara uyulmasını ister
Tür çoğaldıkça yeni fikirlerde beraberinde gelmeye başlar
Ve Tanrı yarattığı insan türünü seyre dalar
İnsan  türü çoğalır dünyadaki hazinelere tek tek sahip olmaya başlar
Yazıyı icat eder
Demiri bulur insan
Tekerleği icat eder
Değer biçmeyi öğrenir  yani parayı icat eder insan
Savaşmayı öğrenir
Savaşlara kural koymayı öğrenir
Cahil kalanı da  vardır zeki olanı da
Titiz olanı da vardır tembel olanı da
Hepsi farklı hareket edebiliyor belirli noktalarda birleşebiliyorlar
Tanrı bu olayları seyre dalar
Bu çeşitlilik dağıldıkça genişliyor genişledikçe kontrolsüz davranıyorlar
Diğer türlerin vahşi yaşam şekillerinden bile tehlikeli bir hal almaya başlıyorlar
O zaman bunlara bir kural lazım olduğunu düşünür Tanrı
Bir kural oluşturur bunu anlatması içinde bir rehber seçer
İnsanlar önce o kuralları kabul etmez çünkü ne olduğunu bilmezler idrak edemezler
Yıllar geçer sonra anlamaya idrak etmeye başlarlar
Yüzyıllar geçer kurallar çözülür ve eskir
Çünkü yaşam şekli sürekli gelişir
Yaratığı türün farklılığı aslında hoşuna gider
Kaoslar olur isyanlar olur savaşlar olur
 İnsanlar birbirlerini ikna etmeye çalışır
edemezlerse savaşırlar güçlü olan güçsüz olanı yok eder
Gönderilen kitapları bildikleri gibi yorumlarlar bunlar hep farkındalıktır
Bu tür harbiden farklı bir türdür
Gönderdiği kuralları eskitir insan türü
Bunun üzerine yeni kurallar oluşturur bir rehber aracıyla gönderir
Böylelikle dünyaya yirmi dört bin rehber göndermiş olur
Bu döngü sürekli böyle devam etmesinden sıkılmış olmali ki
Son kitabı bir rehber aracılığıyla gönderir en cahil topluma
Kitabı tanımaya başlarlar ama   rehberinde tüm sülalesini yok eder o cahiliye toplumu
İnsan diğer türlerden farklı olduğu için onları izlemek seyretmek biraz daha yanlızlığını gidermiş.
Lakin bir noktadan sonra oda sıkıcı gelmiş.
Bir hayat amacı yok
Bir eşi yok
Belkide vardır
Ama rehberlerinin hiçbirine söylememiş
Biz onu tek biliyoruz

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sevdim

Hergele